6.30 gibi Fethiye otogarına vardık. Otogarın arka tarafında, yol üzerinde büyük bir süpermarket karşısında da iki lokanta var. Yürüyüşe erken saatte başlamayacak olanlar bu süpermarketten malzeme tedariği yapabilirler. Ovacık sapağına giden minibüsler de tam önünken kalkıyor zaten. Biz erken vakitte Fethiye’ye vardığımızdan, gereken malzemeleri de yolculuk öncesinde aldığımızdan, alışveriş faslını geçerek doğrudan kahvaltı için soluğu lokantada aldık. Sonrasında 7.30 gibi kalkan ilk minibüse kendimizi attık ve kısa bir yolculuktan sonra Ovacık sapağında indik.
Likya yolunun başlangıç noktasına ulaşmak için yolun karşısına geçmeniz ve stablize yoldan 10 dk. yürümeniz yeterli olacak. Sonrasında Likya yolunun başlangıç noktasına varıp, yürüyüş öncesinde herkesin yaptığı gibi fotoğraf çekerek başlangıç ritüelinizi yerine getirebilirsiniz :)
Yolculuğumuza başladık, toprak yoldan devam ediyoruz. Yolun başlangıcında sağ tarafınızda bir kaç yerleşim yeri görebilirsiniz. Biz, bu yerleşim yerlerinin yanı sıra bazı inşaatlar da gördük. Kısa süre sonra bunlar kayboluyor ve sağ tarafınızda deniz, arkanızda Ölüdeniz manzarasıyla tatlı tatlı çıkış yapmaya başlıyorsunuz. Çıkışla birlikte küçük kayalardan ve büyük taşlardan oluşan orijinal Likya yolu da size merhaba diyecek. Bir süre sonra derme çatma bir kapı göreceksiniz, şaşırmayın! Muhtemelen keçiler(i kaçırmamak) için yapmış köylüler. Bu etapta işaretler epeyce belirgin ve yeni. Patika da tek yönlü olduğundan Kozağacı’na kadar kaybolma riskiniz yok denecek kadar az. 350m başlayıp, yaklaşık 850m’ye, Babadağ’ın eteklerine varana dek süren bu çıkış bir miktar sizi üzecek olsa da patikanı her kıvrımında sizi kucaklayacak olan eşsiz manzaralar ziyadesiyle teselliniz olacak...
Biz ilk uzun süreli molamızı Kozağacı denen yerde bulunan çeşmede verdik. Burası mola ve su takviyesi için ideal bir yer. Bu noktadan sonra rota sizi bir süre traktör yolundan götürüyor. Güzelim patika ve manzaralardan sonra hiç çekilmiyor açıkçası, bacaklarımızda ve tabanlarımızda ağrıya sebep olması da cabası. Sineye çekerek Kirme köyüne kadar devam ediyoruz. Kirme’de bulunan çardakta bir mola daha verdikten sonra köy içinden geçen patikadan yolumuza devam ediyoruz. Sizi orman içinden geçirerek Faralya’ya kadar indirecek olan bu yol keyfinizi yerine getirecek..
Faralya girişinde bulunan, üzerine sonbahar yorganı örtülmüş müstakil evler ve yollar görülmeye değerdi. Saat 13.00 gibi Faralya’ya vardık ve bir şeyler yemek için yer aramaya başladık. Biz, muhtemelen mevsimden dolayı, işletme bulmakta bir miktar sorun yaşadık. Sonunda yol üzerinde bulunan Zakkum Cafe’ye kendimizi atarak hazırlanan nefis gözlemeleri öğle yemeği niyetine midemize gömdük. Sonrasında işletmecinin yönlendirmesiyle yaklaşık 100m ileride, yolun karşında, Farder’in Likya yolu tabelasının bulunduğu yerden ormana doğru giriş yaptık. Bu dar patika muhtemelen klasik likya yolunun dışında bir patika olsa da yaklaşık yarım saatlik sert bir çıkıştan sonra sizi klasik rotaya bağlayacak. Sağ tarafınızda denizi sol tarafınıza ormanı alacak traktör yolu sizi güzel manzara eşliğinde soluk almanızı sağlayacak. Yaklaşık bir saat sürecek keyifli yürüyüşten sonra sol tarafınızda kalacak Farder tabelasını aman kaçırmayın! Bu dar patika sizi Kabak’a kadar indirecek.
Kabak’ta çok fazla tesis ve konaklama imkanı var. Patika yolu ve tabelaları izleyerek dilediğiniz işletmeye kolayca ulaşabilirsiniz. Biz Kabak koyuna inmeyeceğimizden bir sonraki gün başlayacağımız rotaya yakın bir tesis olmasını tercih ettik. Bu sebepten dolayı Full Moon Camping’te kaldık. Gece başlayan şiddetli yağmur ve gök gürültüsüne rağmen epeyce de memnun kaldık. Güzel manzarası ve leziz yemekler yorgunluğumuzu bir nebze unutmamızı sağladı. Yemekten sonra turistlerle kısa bir sohbet ve kabak manzarası eşliğinde içilen çaydan sonra ilk günün verdiği yorgunluğun da etkisiyle hemen yataklarımıza yöneldik.










Yorumlar
Yorum Gönder