Ana içeriğe atla

Yediburunlar - Patara

Yediburunlar manzarasında yapılan güzel bir kahvaltı ve keyifli bir sohbetten sonra Fırat ve Emre dostlarımızla vedalaşıp saat 9.30 gibi yola koyuluyoruz. Belli bir süre traktör yolundan devam eden bu etabın ilk kısımları sizi hiç yormayacak. Sol tarafınızdaki işaretler ve sağ tarafınızda kalacak deniz size 1 saate yakın eşlik edecek. Sonrasında sol tarafınıza, küçük taşların kat kat örüldüğü ilginç bir yapının içerisine doğru patikaya giriş yapacaksınız. 

Belli bir süre ilerledikten sonra tüm ihtişamıyla kocaman bir zeytin ağacı karşınıza çıkacak. Bu noktadan sonra rota bir miktar zorlaşıyor. Kayaların üzerinden ve dar patikadan ilerlerken dikkatli olmanızda fayda var. Yer yer karşılaşacağınız güzel seyir teraslarında küçük molalar verebilir, soluk alabilirsiniz. Bu yol sizi yamacın sırtı boyunca geçiş yapmanızı sağlayarak Bel köyüne bağlıyor. Yamacı döndükten sonra, her iki yanı sık çalılarla çevrili patikayı takip ederek hafif bir çıkışla Bel köyüne varacaksınız.


Öğle molamızı Bel köyünde Fatma Pasiyon’da veriyoruz. Fatma abla bize meyve, gözleme, çay, domates, salatalık, peynir vb. ne varsa seriyor önümüze.. Birkaç salkım üzüm ve armutu da yolluk olarak zorla çantalarımıza sıkıştırıyor, sağolsun.. Bel köyünden sonra traktör yolundan, işaretleri takip ederek yaklaşık 1 saat sürecek yürüyüşten sonra Belcik denen yere varıyorsunuz. Belcik’te yaşayan bir aile var, bize bir şeyler isteyip istemediğimiz sordular, fakat konaklama imkanı yok sanırım. Bundan dolayı, çadırınız yoksa, burada konaklama planı yapmamanız yerinde olur. Belcik’ten sonra patika sizi ormanın içerisine sokuyor. Devrilen ağaçların olduğu, dökülen çam yapraklarının yumuşacık bir halı gibi sizi karşıladığı bu yolu çok seveceksiniz. 


Sonrasında ise bu turun tartışmasız en zor etabı olan Gavurağılı’ya doğru inişe başlayacaksınız. Kayaların üzerinden, sıkı bir eğimle yaklaşık 2 saat boyunca yapacağınız bu inişte acele etmeyin ve dikkatli olun lütfen. Yağmurda ya da yağmurun hemen sonrasında ne yapıp edin ama buradan geçmemeye özen gösterin. Islak ve yer yer toprak kaymalarının sebep olduğu çamurlarla kaplı kayalar için hiçbir ayakkabı fayda etmez. Sık molalar ve dikkatli bir inişten sonra kazasız belasız Gavurağılı ulaşmayı başardık. 


Bundan sonra rota stablize bir yola bağlanıyor ve sizi bir köyün içerisinden geçiriyor. Sonrasında yeniden araç yoluna bağlanıyorsunuz. Burada da dikkat etmeniz gerekiyor çünkü yol ikiye ayrılıyor.. Araç yoluna tırmandığınız noktada yolun karşısında orjinal likya yolu devam ediyor. Biz, dermanımız kalmadığından (ya da kaçırdığımızdan) ve biraz acelemiz olduğundan araç yolundan devam ediyoruz. Bu yol bizim ayaklarımızı, bacaklarımızı maalesef daha da acıtıyor ve hata yaptığımızın farkına varıyoruz. Bundan dolayı orjinal likya yolunu takip etmenizi şiddetle öneririz. Sonrasında bu iki yol birleşecek ve sizi Özlen pansiyonun içerisinde bulunan köprüyü geçerek Patara’ya ulaşmanızı sağlayacak. Bu arada, yol üzerinde bulunan Pydnai antik şehrine ait kalıntıları gezmeyi unutmayın. Zaten likya yolu sizi buradan geçirecek.. Sonrasında ise Patara’dan kalkan minibüslere binerek, bizim yaptığımız gibi, Fethiye’ye dönebilirsiniz. Yürüyüşe devam etmeyecekseniz son minibüsün saatine dikkat etmeniz gerekiyor. Biz Kasım başında yürüdük, son minibüs sanırım 18.30’da idi.


Rota:

Powered by Wikiloc

Yorumlar